İbrahim Özdenoğlu'nun Kırım notları
Kırım'daki yaşamımın beşinci ayı doldu... Çok şeyler görme ve yakından tanıma imkanım oldu... Bunlardan üç ilginç olayı sizlerle paylaşmak isterim...
Bundan birkaç ay önce Kırım Tatar Sanat Müzesindeki bir resim sergisini ziyaret etmiştim. Tam ayrılmak üzere iken yaşlı bir çiftin geldiğini gördüm. Giriş ücreti emekliler için indirimli idi... Dikkatimi çeken şey hanımın devamlı konuşması ve erkeğin de onu dinlemesiydi. Hanım eşine dönerek "İskender, sen resimden ressamlardan anlamazsın... Burada bekle ben tezcecik resimlere bakıp çıkayim". Adamcağız sesini çıkarmadı... Kadın bilet alıp içeri girdi... Kapıda bilet satan kız İskender Bey'e sordu "Kaç yıllık evlisiniz?" Adamcağız "54" diye cevap verdi... Kız devamla, "Siz içeri bilet almadan girin... Ben müsaade ediyorum"... Adamcağız "neden" diye sordu... Kızın cevabı çok enteresandı: "54 yıl bu hanıma dayandığınız için"...
Geçtiğimiz Temmuz ayının ortaları idi... Türkiye'den bir arkadaşım ziyarete gelmişti... Berabar Osman Ağamın bahçesini gezdik... Domatesler, biberler ve salatalıklar yetişiyordu bahçede... Akadaş Osman Ağa'ya dönerek "Bu bahçede çok boş yer var. Fikrimce 15-20 tane ağaç oturtmak uygun olur". Osman Ağa cevap verdi: "Ağaç lazım değil... Meyve terekleri saçmak gerek"... İkisi de aynı şeyleri istemelerine rağmen anlaşamamış gibi gözüküyorlardı... Çünkü ağaç Tatarcada kuru odunn manasına geliyordu... Terek kelimesi ise Türkçedeki ağacın (meyveli veya meyvesiz) karşılığı idi.
Elmas Teyzem 87 yaşında, evinden dışarı çıkamıyor. Kırım'da açılan pizza dükkanlarını hiç görmemis. Bir ziyaretimde ona değişiklik olsun diye İtalyan pizzasi götürmüştüm... Tadına baktı. Yiyeceğin ismini sordu... "pizza" dedim... Bir anlam veremedi... Tekrar sordu. Ben de "İtalyan köbetesi" diye tarif ettim. Yedikten sonra "Bizim köbetelere hiç benzemiyor" dedi...
İbrahim Özdenoğlu
Akmescit, Kırım
NOT: Siz de diasporadan bir Kırım Tatarı iseniz, Kırım'a avdet ettiyseniz veya vatanı görmek için Kırım'ı gezdiyseniz, anılarınızı merak ediyoruz.
